Özet: Masumiyet Müzesi 9.Bölüm izle Full netflix yapımı dizi tek parça ve hd olarak full Masumiyet Müzesi izle meniz için sitemizde. Yayınlandı: 13/02/2026
Berna demiş ki; Kemal bencil bir insandı sadece kendisini düşündü. Sibelle olan ilişkisinden sıkılmış Sibelle evlenmek aslında Fusün yokkende istemiyordu ve bir aksiyon arıyordu. Fusüla karşılaşması onunla vakit gecirip kendi dünyasında gizli kacamaklarına devam edip sibellede yoluna devam edecekti. Bu durumu bozan Fusün oldu kemalin ona sibelle ilgili yalan söylemesi ve onun sadece bedenine saplantı haline gelen kemalin aşk sandığı bir çıkmaza girdiler. Fusün kemali cezalandırdı ama bir sonuc elde edemedi. Fusünda kemali kullanmak istedi oyuncu olmak fakirliğinden kurtulmak pasaport ehliyet almak istemesi bir şeyler başarmak istedi ama yapamadı. Kemal fusünün dokunduğu eşyaları saklayacak kadar dikkatli oldugunu sanan ama küpeleri fark edemeyecek kadar önemsemeyen biriydi. Fusün tam mutlu olacakken kemalin yalanları ve güvensizliği fusünü bitirdi. Kemal aslında geçmişini aydınlattı ama fusün onu yalnızlığa mahkum etti. Ve kemal o bencilliği ile mutluydu. Bu durumda sibel için iyi oldu kemale bağlı kalmadı gitmeyide yaşamayıda bildi. Son bölüme kadar fusününda sevgisinden şüphe etmiştim.
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
Filiz demiş ki; Romanda anlatılmak istenen o kadar güzel bişey var ki bir takıntı bir tutku uğruna güzel bir hayatın mahvolşunu izliyoruz. En sevdiğim karakter Sibel oldu diyebilirim. Toksik ilişkide kalmak yerine güzel bir yuva kurdu Kemal de hakettiği değeri yalnız kalarak yaşamını yitirdi.
Ahmet demiş ki; Kemalin milano da sibelle karşılaşması bir tesadüf değildi , kaderdi. Füsunun peşinden gitmeseydi geleceğinde ne olacağını görmüş oldu ama kemal basmacı füsunun peşinden giderek geleceğini karartmak yerine geçmişini aydınlatmış oldu. Herkes bilsin çok mutlu yaşadım derkende bunu kast ediyordu. Çok etkileyici.
Filiz demiş ki; Bu orgude kılıt noktalar var, kemal fısunu fakır oldugu ıcın sevmeye evlenmeye uygun gormedı, yasadıgı hayatta fısunun yerı garsıyonıyere kadardı, derın dusunup tahlıl bıle etmedı duygularını, zaten elıt cevreye takdım edecegı egıtımlı ve cocuklarının annesi arkadas tayfasına uyacak sıbel vardı, fısun bedenden ıbarettı, senı sevıyorum dedıgınde kemal ılk ask ıtıraf ıeden kaybeder dedı, dugunune cagırdı kızın gozune soktu ve bılıyoe sımdı de kabul eder devam eder sorumluluk almam dedı, denge fısunun tavrıyla degıstı, fısun kabul etse belkı uc bes, ay surer bıterdı, kemal konusmadan yattıgı derın anlam yuklemedıgı ama henuz bedenıne doyamadıgı bu kızın gıdısıne bır anda anlam ve gereksız bır deger yuklemeye basladı, gercek olmayan bıssuru detay katıp ask sandı takıntısını ve arzusunu, fısun teklıfsızce sectıgı, tum masum ve zevk duyguları ıle asık oldugu adamın nısanında hıc art nıyetsız teslım oldugu adamın onu nasıl bırakabılecegını ve deger vermedıgınu sevmedıgınu yalan soyledıgını gordu ogrendı, kelımeler ve yapılanlar zamanla oturur daha cok zarar verır ve degersızlık hıssı yaratır, kalbının ve askının ederı yoktu, masumken askı karsılık gormedı, orselendı kucuk dusuruldu, hakır goruldu, pasaport ehlıyet dıl, ısrarla buyuk gorkemlı dugun lıstesı ezık hıssetmesını kapatma arzusuydu ama fısun guzel ıyı ve hakettıgını hayattan alamamıs bırı olarak neden dıye sorunca oturmadı taslar yerıne, kemale guvenemedı ınsan bunları yasatan bırıne bır yalancıya ne kadar guvenebılır kı, ıcındekı ofkeyı kını olerek kustu fısun, kemalse hak ettıgını buldu koca bır yalnızlık mıs gıbi olmus sonu
Yasemin demiş ki; Hiçbirinizin bunu anlamamasına çok şaşırdım. Hiç evlilikte ya da evlilik dışı ilişkide istismara uğrayan bir kadını dinlediniz mi ? Ya da istismar kelimesinin anlamını? Çoğunuz Füsun’un gençlik merakıyla o eve gitmeye başlamasını ne güzel de hemen “yollu” olarak hızlıca kabullendiniz. Karşısındaki 30 yaşındaki adam her türlü pçliği yaparken hahaha..
Aslında çoğunuzun babaannesi , ananesi aynı örnekleri yaşadı.
Hiç unutmam, kaynanamla ilk tanıştığımızda eşini kaybetmişti. Sürekli ağlardı , her şey adamı ona hatırlardı. Dünyaya gözünü 15 yaşında onunla nikahlanarak açmıştı, şu an 60 yaşındaydı ve yaptığı her şey tüm kimliği o adamdan ibaretti. Çocuklarına hep babalarının ne kadar yiğit olduğundan, iyi bir baba olduğundan bahsederdi. Zamanla kaynanamla gelin kaynanadan çok anne kız hatta bazen arkadaş gibi olduk. Gerçek hikayeyi öyle tanıdım bildim. 15 yaşında, 28 yaşındaki kart bir adama eş yapılmıştı. Ve o adam o kadının hiçbir şekilde geri ödenemeyecek şeyini çalmıştı: yaşanmamış gençliğini. Ve aslında o kadının, o vefattan sonra annelik ile kadınlık duygularını karıştırmayarak oğullarına babalarını bu kadar güzel anlattığını fark etmiştim. Aslında nefret doluydu. Hiç ama hiç sevmemişti. Baş başa kaldığımızda, sakin ve rahat hissettiğinde anlattı tüm gerçeği. İstismar edilmiş hissediyordu. Hayatının çalındığını. Tüm kimliğinin onunla inşa edilmiş olmasından nefret ediyordu.
Evliliklerinin 8. yılında çok pahalı bir halı için tutturmuş mesela. Daha ileri zamanlarda Türkiye’ye ilk gelen bulaşık makinesini. Sonrası çok pahalı elbiseleri. Adananın bir semtinde, dünyaları isteyen bir kadın haline gelmişti. Hiç şaşırmadım. Çünkü gençliğinin hapsolduğunu düşünen bir kadın tüm dünyayı ister yine de doymaz, öfkesini iğretisini böyle bastırır. Böyle bir değer elde edebildiğini , var olduğunu hissetmek ister. En masum yanını kaybetmiştir, aynı zamanda en kıymetli zamanlarını. Dünyaları sunsanız yine de içinde huzursuzluk vardır.
15 yaşındaki bir genç, hareketlerinin nereye varacağından sorumlu değildir, bir başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığı sürece. Ama 28 yaşındaki halinle sen 15lik kıza halleniyorsan ve bunu romantizme edebiliyorsan bir durup düşünmen lazım. O kadın, aklı başına gelip senin yaşına erince ve senin aslında bir b.k olmadığını fark edip senden nefret edince, dahası senden her şeye alacaklı hale gelince de şaşırmamak lazım.
Herkes Füsun’a sayıp durmuş, çok şaşırdım. Nerdeyse Kemal’i sarıp sarmalayacaksınız. Komedi gibi.. Bence önce ninelerinizle bir konuşun. Kaç yaşında kadın kisvesi konulmuş onlara bir öğrenin. Güvenlerini kazanın ve hikayenin gerçeğini öğrenin.
Bu hikayede en anladığım karakter Füsun. O kadar normal ki tepkileri.
Yalnızca kaynanam değil, iyi anlaştığım tüm nineler onlarla bir kadın gibi konuştuğunuzda arkadaşlık ettiğinizde neler anlatıyor bir bilseniz, eşlerine ne kadar nefret dolular bir bilseniz aklınız şaşar. Yaşlılığında dul kalan kadınların birden şen şakrak dünya tatlısı olmasına da şaşırmamalı. Hepsi, önce gençliğinde ne olduğunu bilmeden karısı yapılıyor. sonra onun yaşına geldiğinde adamın bir bk olmadığını anlayınca içten bir nefret duyuyor. ve en sonunda hayatlarının en büyük hırsızı ve yıkımı olarak gördükleri adamın ölümünden sonra huzur duyuyorlar.
Füsun’un hikayesi ise biraz farklı. Kemal onun üstüne yapışmış bir lanet gibi. Hem alacağı var ondan hem de kurtulamıyor. Tek yol son vermek bu kadere
İrem demiş ki;
Ya yorumun alnı olsa da öpsem. Kemal’e de yazık diyen yorumları okudukça şaşkınlığım iyice katlandı.
Son bölümlerde Füsun , Kemal’in yaşına yaklaşmaya başlamıştı. Kemal’i artık ardından ağlayacak kadar bile ciddiye almıyordu. Kullanıyordu Kemal’i. Alacaklıydı ondan. Bu kadar net bariz görünen bir olayı nasıl da Kemal’in demagojisi olarak resmetmeyi becerebildiler hayret ettim. Siz cidden iyi bir analistsiniz. Annemin hikayesini okumuş gibi hissettim ve gözlerim doldu. Bu yazdıklarınızı ya çok iyi analiz edebilen ya da buna çok yakından şahit olanlar bilir. Harikasınız.
Yasemin demiş ki;
@İrem Valla bir kişi eksilemiş ben de ona şaşırdım.
Gerçekler acıttı herhalde.
Erkekler diğer gerçekleri de bilseler önce babalarına sonra analarına sonra da dünyaya küserlerdi muhtemelen..
Acı ama gerçek. Beyler, anneleriniz size babanızı tatlı tatlı anlatıyor olabilir. Gencecik yaşta bakın ne yiğitler doğurdum , siz benim şansımsınız diyebilir. Çünkü onları anlayamayacağınızı ve kadınlıkla anneliğin birbirine karışmaması gereken duygular olduğunu iyi bilirler. Ama siz yokken kendilerine yakın gördükleri tüm genç kızlara “asla erken yaşta evlenme, hayatım söndü” derler. Bunu kabullenin ve yolunuza devam edin.
Kemal bencil bir insandı sadece kendisini düşündü. Sibelle olan ilişkisinden sıkılmış Sibelle evlenmek aslında Fusün yokkende istemiyordu ve bir aksiyon arıyordu. Fusüla karşılaşması onunla vakit gecirip kendi dünyasında gizli kacamaklarına devam edip sibellede yoluna devam edecekti. Bu durumu bozan Fusün oldu kemalin ona sibelle ilgili yalan söylemesi ve onun sadece bedenine saplantı haline gelen kemalin aşk sandığı bir çıkmaza girdiler. Fusün kemali cezalandırdı ama bir sonuc elde edemedi. Fusünda kemali kullanmak istedi oyuncu olmak fakirliğinden kurtulmak pasaport ehliyet almak istemesi bir şeyler başarmak istedi ama yapamadı. Kemal fusünün dokunduğu eşyaları saklayacak kadar dikkatli oldugunu sanan ama küpeleri fark edemeyecek kadar önemsemeyen biriydi. Fusün tam mutlu olacakken kemalin yalanları ve güvensizliği fusünü bitirdi. Kemal aslında geçmişini aydınlattı ama fusün onu yalnızlığa mahkum etti. Ve kemal o bencilliği ile mutluydu. Bu durumda sibel için iyi oldu kemale bağlı kalmadı gitmeyide yaşamayıda bildi. Son bölüme kadar fusününda sevgisinden şüphe etmiştim.
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
Yaren demiş ki;
Kesinlikle orada Sibel ile karşılaşması kaderdi. Sibel ile yaşaması gereken hayatı Füsun ile yaşamaması lazımdı kesinlikle.
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
Filiz demiş ki;
Romanda anlatılmak istenen o kadar güzel bişey var ki bir takıntı bir tutku uğruna güzel bir hayatın mahvolşunu izliyoruz. En sevdiğim karakter Sibel oldu diyebilirim. Toksik ilişkide kalmak yerine güzel bir yuva kurdu Kemal de hakettiği değeri yalnız kalarak yaşamını yitirdi.
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
Zaide Ayar demiş ki;
Buraya bir ❤️ bıraktım
Ahmet demiş ki;
Kemalin milano da sibelle karşılaşması bir tesadüf değildi , kaderdi. Füsunun peşinden gitmeseydi geleceğinde ne olacağını görmüş oldu ama kemal basmacı füsunun peşinden giderek geleceğini karartmak yerine geçmişini aydınlatmış oldu. Herkes bilsin çok mutlu yaşadım derkende bunu kast ediyordu. Çok etkileyici.
Semih Kurtcuoğlu demiş ki;
09.03.2026 tarihindee bitirdik. ᥫ᭡
Filiz demiş ki;
Bu orgude kılıt noktalar var, kemal fısunu fakır oldugu ıcın sevmeye evlenmeye uygun gormedı, yasadıgı hayatta fısunun yerı garsıyonıyere kadardı, derın dusunup tahlıl bıle etmedı duygularını, zaten elıt cevreye takdım edecegı egıtımlı ve cocuklarının annesi arkadas tayfasına uyacak sıbel vardı, fısun bedenden ıbarettı, senı sevıyorum dedıgınde kemal ılk ask ıtıraf ıeden kaybeder dedı, dugunune cagırdı kızın gozune soktu ve bılıyoe sımdı de kabul eder devam eder sorumluluk almam dedı, denge fısunun tavrıyla degıstı, fısun kabul etse belkı uc bes, ay surer bıterdı, kemal konusmadan yattıgı derın anlam yuklemedıgı ama henuz bedenıne doyamadıgı bu kızın gıdısıne bır anda anlam ve gereksız bır deger yuklemeye basladı, gercek olmayan bıssuru detay katıp ask sandı takıntısını ve arzusunu, fısun teklıfsızce sectıgı, tum masum ve zevk duyguları ıle asık oldugu adamın nısanında hıc art nıyetsız teslım oldugu adamın onu nasıl bırakabılecegını ve deger vermedıgınu sevmedıgınu yalan soyledıgını gordu ogrendı, kelımeler ve yapılanlar zamanla oturur daha cok zarar verır ve degersızlık hıssı yaratır, kalbının ve askının ederı yoktu, masumken askı karsılık gormedı, orselendı kucuk dusuruldu, hakır goruldu, pasaport ehlıyet dıl, ısrarla buyuk gorkemlı dugun lıstesı ezık hıssetmesını kapatma arzusuydu ama fısun guzel ıyı ve hakettıgını hayattan alamamıs bırı olarak neden dıye sorunca oturmadı taslar yerıne, kemale guvenemedı ınsan bunları yasatan bırıne bır yalancıya ne kadar guvenebılır kı, ıcındekı ofkeyı kını olerek kustu fısun, kemalse hak ettıgını buldu koca bır yalnızlık mıs gıbi olmus sonu
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
Emine demiş ki;
Bu yaşanmışlıkta belki de her kadının kendinde Füsundan bir parça bulmasıydı izleyeni etkilemesinin nedeni..
Nurcan demiş ki;
iyi ki izlemisimmmm
Yasemin demiş ki;
Hiçbirinizin bunu anlamamasına çok şaşırdım. Hiç evlilikte ya da evlilik dışı ilişkide istismara uğrayan bir kadını dinlediniz mi ? Ya da istismar kelimesinin anlamını? Çoğunuz Füsun’un gençlik merakıyla o eve gitmeye başlamasını ne güzel de hemen “yollu” olarak hızlıca kabullendiniz. Karşısındaki 30 yaşındaki adam her türlü pçliği yaparken hahaha.. Aslında çoğunuzun babaannesi , ananesi aynı örnekleri yaşadı. Hiç unutmam, kaynanamla ilk tanıştığımızda eşini kaybetmişti. Sürekli ağlardı , her şey adamı ona hatırlardı. Dünyaya gözünü 15 yaşında onunla nikahlanarak açmıştı, şu an 60 yaşındaydı ve yaptığı her şey tüm kimliği o adamdan ibaretti. Çocuklarına hep babalarının ne kadar yiğit olduğundan, iyi bir baba olduğundan bahsederdi. Zamanla kaynanamla gelin kaynanadan çok anne kız hatta bazen arkadaş gibi olduk. Gerçek hikayeyi öyle tanıdım bildim. 15 yaşında, 28 yaşındaki kart bir adama eş yapılmıştı. Ve o adam o kadının hiçbir şekilde geri ödenemeyecek şeyini çalmıştı: yaşanmamış gençliğini. Ve aslında o kadının, o vefattan sonra annelik ile kadınlık duygularını karıştırmayarak oğullarına babalarını bu kadar güzel anlattığını fark etmiştim. Aslında nefret doluydu. Hiç ama hiç sevmemişti. Baş başa kaldığımızda, sakin ve rahat hissettiğinde anlattı tüm gerçeği. İstismar edilmiş hissediyordu. Hayatının çalındığını. Tüm kimliğinin onunla inşa edilmiş olmasından nefret ediyordu. Evliliklerinin 8. yılında çok pahalı bir halı için tutturmuş mesela. Daha ileri zamanlarda Türkiye’ye ilk gelen bulaşık makinesini. Sonrası çok pahalı elbiseleri. Adananın bir semtinde, dünyaları isteyen bir kadın haline gelmişti. Hiç şaşırmadım. Çünkü gençliğinin hapsolduğunu düşünen bir kadın tüm dünyayı ister yine de doymaz, öfkesini iğretisini böyle bastırır. Böyle bir değer elde edebildiğini , var olduğunu hissetmek ister. En masum yanını kaybetmiştir, aynı zamanda en kıymetli zamanlarını. Dünyaları sunsanız yine de içinde huzursuzluk vardır. 15 yaşındaki bir genç, hareketlerinin nereye varacağından sorumlu değildir, bir başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığı sürece. Ama 28 yaşındaki halinle sen 15lik kıza halleniyorsan ve bunu romantizme edebiliyorsan bir durup düşünmen lazım. O kadın, aklı başına gelip senin yaşına erince ve senin aslında bir b.k olmadığını fark edip senden nefret edince, dahası senden her şeye alacaklı hale gelince de şaşırmamak lazım. Herkes Füsun’a sayıp durmuş, çok şaşırdım. Nerdeyse Kemal’i sarıp sarmalayacaksınız. Komedi gibi.. Bence önce ninelerinizle bir konuşun. Kaç yaşında kadın kisvesi konulmuş onlara bir öğrenin. Güvenlerini kazanın ve hikayenin gerçeğini öğrenin. Bu hikayede en anladığım karakter Füsun. O kadar normal ki tepkileri. Yalnızca kaynanam değil, iyi anlaştığım tüm nineler onlarla bir kadın gibi konuştuğunuzda arkadaşlık ettiğinizde neler anlatıyor bir bilseniz, eşlerine ne kadar nefret dolular bir bilseniz aklınız şaşar. Yaşlılığında dul kalan kadınların birden şen şakrak dünya tatlısı olmasına da şaşırmamalı. Hepsi, önce gençliğinde ne olduğunu bilmeden karısı yapılıyor. sonra onun yaşına geldiğinde adamın bir bk olmadığını anlayınca içten bir nefret duyuyor. ve en sonunda hayatlarının en büyük hırsızı ve yıkımı olarak gördükleri adamın ölümünden sonra huzur duyuyorlar. Füsun’un hikayesi ise biraz farklı. Kemal onun üstüne yapışmış bir lanet gibi. Hem alacağı var ondan hem de kurtulamıyor. Tek yol son vermek bu kadere
Ya yorumun alnı olsa da öpsem. Kemal’e de yazık diyen yorumları okudukça şaşkınlığım iyice katlandı. Son bölümlerde Füsun , Kemal’in yaşına yaklaşmaya başlamıştı. Kemal’i artık ardından ağlayacak kadar bile ciddiye almıyordu. Kullanıyordu Kemal’i. Alacaklıydı ondan. Bu kadar net bariz görünen bir olayı nasıl da Kemal’in demagojisi olarak resmetmeyi becerebildiler hayret ettim. Siz cidden iyi bir analistsiniz. Annemin hikayesini okumuş gibi hissettim ve gözlerim doldu. Bu yazdıklarınızı ya çok iyi analiz edebilen ya da buna çok yakından şahit olanlar bilir. Harikasınız.
@İrem Valla bir kişi eksilemiş ben de ona şaşırdım. Gerçekler acıttı herhalde. Erkekler diğer gerçekleri de bilseler önce babalarına sonra analarına sonra da dünyaya küserlerdi muhtemelen.. Acı ama gerçek. Beyler, anneleriniz size babanızı tatlı tatlı anlatıyor olabilir. Gencecik yaşta bakın ne yiğitler doğurdum , siz benim şansımsınız diyebilir. Çünkü onları anlayamayacağınızı ve kadınlıkla anneliğin birbirine karışmaması gereken duygular olduğunu iyi bilirler. Ama siz yokken kendilerine yakın gördükleri tüm genç kızlara “asla erken yaşta evlenme, hayatım söndü” derler. Bunu kabullenin ve yolunuza devam edin.
Daha Fazla Yorum