Özet: Masumiyet Müzesi 9.Bölüm izle Full netflix yapımı dizi tek parça ve hd olarak full Masumiyet Müzesi izle meniz için sitemizde. Yayınlandı: 13/02/2026
dogrucu demiş ki; kemal yaşadığı sandığı aşkını bir vitrin malzemesi gibi sunmayı; onu müzeleştirmeyi, onu kitap haline getirmeyi (bunu yaparken sergiledigi “seyin” sadece guzel olmasi yeterli) sirf sosyetik takintilarindan dolayi istemis biri. belki de kendini farkli ve önemli hissetmek istedi bilmiyorum. Füsun da yer yer cok tripli ve ne istediğini kesinlikle bilmeyen biriydi ama neden bunalımda olduğunu anlamak zor da değil sürekli kendini yetersiz hissetti 25 yaşında hala kocasıyla aile evinde yaşıyordu, hayalleri gerçekleşmemişti, dil bilmiyordu , sanat yapıyordu ama sunamıyordu vs vs. sonunda dizinin en mantikli karakteri sibelin mutlu oldugunu gormek beni sevindirdi
Birisi demiş ki; Masumiyet Müzesi’ni bitirdiğimde, kendi hikâyemin vitrinlerini gördüm.
Her blok, her hatıra bana sustuğum cümleleri, sakladığım bakışları hatırlattı.
Çünkü hiçbir karşılaşma tesadüf değildir; tevafuk vardır.
Bizim yolculuğumuz da öyleydi: sustuk, anladık, bekledik…
Ve sonunda kalbimizde büyüyen şey sadece sevgiydi.
Bazı sevgiler yan yana gelmek için değil, içimizde büyüyüp bizi olgunlaştırmak için vardır.
Benim hikâyem de öyleydi.
Bir gülün verilemeyen anında, bir gelinciğin gizli anlamında, bir fotoğrafın sessizliğinde…
Hepsi bir “umut” kelimesinde birleşti.
Masumiyet Müzesi bana hatırlattı ki, sevgi bazen sadece taşımaktır.
Gösterişsiz, temiz, zarif.
Ve ben şimdi biliyorum: bu da bir kabulleniş, bu da bir şükürdür.
Allah’a emanet…Masumiyet Müzesi bittiğinde kalbimde bir kelime kaldı: “emanet.”
Bizim hikayemiz de öyleydi.
Ve ben şimdi biliyorum: sevgi bazen sadece taşımaktır.
Allah’a emanet…
gunes demiş ki; Kimsenin değindiğini görmediğim bir konu şu ki Kemal gittiği o müzelerde insanların eşyaları biriktirdiğini ve sergilediğini görünce buna özendi, hatta orhan pamuğa bile milanoda gideceği müzenin onun için ne kadar değerli olduğundan bahsetti, bi insan bi müzeye neden değer atfeder? cunku bu “esya biriktirme” konseptinin yaygınlığı kemale sağık ve manyak olmadığını düşündürtüyordu. onları görünce rahatlıyordu. Füsun a bağlılığından ya da onun anısını yasatmak amacıyla degil kendini normal hissetmrk (ve biraz da ozentilikten) boyle bi muze yapti. o esyaları da bu yuzden biriktirdi cunku onun icin her sey maddeydi. ruhun, hissiyatin bi onemi yoktu. fisun bankta aglarken bile onu dinlemiyordu. fisun o kupeleri taktiginda ona bakmiyordu. bu hikayenin bi kitaba donusturulmesini rica etmesi de baska bi sebepten degil. yine maddelessin bu oyku. bicok insan okuyup kemalin askini ovsun onu hakli bulsun. zaten bu kadar manipulatif insanlarin cok yaygin bi ozelligi de narsist olmalaridir. Fisıun da hakli demiyorum ama kadin o yasa gelip de hala kendi ekonomik ozgurlugunu kazanamamisken ve hayalleri suya batmisken yogun bi depresyonda olmasi da normal. dipnot : ben kemalin eger istese arabanin carpmasina engel olabileceğini , hızlı bi hamleyle direksiyonu yonlendirebilecegini dusunuyorum cunku araba bi sure tarlanin icinde gitti. yanlis dusunuyor da olabilirim
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
şeyma demiş ki; Füsun ve ailesinin genişliği, umursamazlıgı biraz sacma geldi bana o dönemin türkiyesi için cok cok zor. Ayrıca Füsun kemali hiç sevmemiş sadece araç olarak kullanmıs. Dizi güzel sürükleyiciydi sadece 1970 değilde 1940 -50 gibiydi bence mekanlar ortamlar falan
Melisa demiş ki;
ailesinin genişliği zaten füsun lisedeyken güzellik yarışmasına katılmasını sağladıkları, açık giyinmesine müsaade ettikleri için kınanıyordu aile kimseye normal gelmiyordu ki
Ottomantikolleksiyon demiş ki; Ne kadar ilgili bilemiyorum ama sevdiğim kadınımı 3.5 yılı geçti ilk gün ki gibi hâlâ seviyorum ve ayrı ayrı şehirlerdeyiz günde iki kez tlf ile görüşüyoruz aşkım son nefesime kadar devam edecek, karşılacağımız günü sabırla bekliyorum, her gün 7/24 dualarımda
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
Helelele demiş ki; Bütün dizi boyunca Kemal"in yaşadıklarını o kadar iyi anladım ki ben 7 senedir aynı kişiyi seviyorum bütün odam o seviyor diye mantar şeklinde masa süsleriyle dolu,yemeğini de sevmem ama ona yakın hissetmek için 7 senedir mantar yerim ve seviyor gibi davranırım.ismi Nergiz olduğu için her nergis çiçeği gördüğümde nergis çiçeği alırım.odamın heryerinde onunla alakalı eşyalar var,bundan iki üç sene önce kendime beyaz kelebekli kıskaçlı bir toka almıştım oda aynısının mavisinin onda olduğunu söylemişti .geçtiğimiz senelerin sonunda rastgele girdiğim bı dükkanda o mavi tokaya rastladım ve hemen satın aldım hiç kullanmadım. onlarca çiçek buketinin arasında duruyordu, bir gün dalgınlığa gelip temizlik yaparken düşürdüm ve saatlerce ağladım. o hiç bilmiyor ama ona onlarca şiir yazdım ,kafamda o kadar romantize ettim ki onu gerçekten ne kadar korkunç biri olduğunu senelerce göremedim. belki ilk senelerde evet aşktı,sevgiydi fakat sonradan büyük bir takıntı haline geldi ondan soğumam ise kemal adında başka bı eski sevgilisi ile arkadaş olmamdi bana yıllardır söylediği bütün yalanlar o kadar içime oturdu ki halâ kendime gelemedim.Artik gelsede istemem bana yaptıkları beni aldatması, kırması ,beni obje gibi kullanması yıllarca bana hiç bişi hissettirmesi ama başkalarına beni anlatışı çok üzdü.Bahsettigim arkadaş kemal şuan Nergizle barıştı nergizin başka bir sevgili olmasıda tuzu biberi oldu eskisi kadar üzülmüyorum, ama bunca senedir kimsenin beni insan yerine koymamasi beni sonsuza kadar üzücek.
Belki günün birinde yaşadıklarımız tecrübe yasayamadiklarimiz hayalimiz düşüncesine varacağız 67 gençlik.....
dogrucu demiş ki;
kemal yaşadığı sandığı aşkını bir vitrin malzemesi gibi sunmayı; onu müzeleştirmeyi, onu kitap haline getirmeyi (bunu yaparken sergiledigi “seyin” sadece guzel olmasi yeterli) sirf sosyetik takintilarindan dolayi istemis biri. belki de kendini farkli ve önemli hissetmek istedi bilmiyorum. Füsun da yer yer cok tripli ve ne istediğini kesinlikle bilmeyen biriydi ama neden bunalımda olduğunu anlamak zor da değil sürekli kendini yetersiz hissetti 25 yaşında hala kocasıyla aile evinde yaşıyordu, hayalleri gerçekleşmemişti, dil bilmiyordu , sanat yapıyordu ama sunamıyordu vs vs. sonunda dizinin en mantikli karakteri sibelin mutlu oldugunu gormek beni sevindirdi
.... demiş ki;
Şu gelip geçici dünyada ne çok seviyoruz kırmayı :))
Birisi demiş ki;
Masumiyet Müzesi’ni bitirdiğimde, kendi hikâyemin vitrinlerini gördüm. Her blok, her hatıra bana sustuğum cümleleri, sakladığım bakışları hatırlattı. Çünkü hiçbir karşılaşma tesadüf değildir; tevafuk vardır. Bizim yolculuğumuz da öyleydi: sustuk, anladık, bekledik… Ve sonunda kalbimizde büyüyen şey sadece sevgiydi. Bazı sevgiler yan yana gelmek için değil, içimizde büyüyüp bizi olgunlaştırmak için vardır. Benim hikâyem de öyleydi. Bir gülün verilemeyen anında, bir gelinciğin gizli anlamında, bir fotoğrafın sessizliğinde… Hepsi bir “umut” kelimesinde birleşti. Masumiyet Müzesi bana hatırlattı ki, sevgi bazen sadece taşımaktır. Gösterişsiz, temiz, zarif. Ve ben şimdi biliyorum: bu da bir kabulleniş, bu da bir şükürdür. Allah’a emanet…Masumiyet Müzesi bittiğinde kalbimde bir kelime kaldı: “emanet.” Bizim hikayemiz de öyleydi. Ve ben şimdi biliyorum: sevgi bazen sadece taşımaktır. Allah’a emanet…
gunes demiş ki;
Kimsenin değindiğini görmediğim bir konu şu ki Kemal gittiği o müzelerde insanların eşyaları biriktirdiğini ve sergilediğini görünce buna özendi, hatta orhan pamuğa bile milanoda gideceği müzenin onun için ne kadar değerli olduğundan bahsetti, bi insan bi müzeye neden değer atfeder? cunku bu “esya biriktirme” konseptinin yaygınlığı kemale sağık ve manyak olmadığını düşündürtüyordu. onları görünce rahatlıyordu. Füsun a bağlılığından ya da onun anısını yasatmak amacıyla degil kendini normal hissetmrk (ve biraz da ozentilikten) boyle bi muze yapti. o esyaları da bu yuzden biriktirdi cunku onun icin her sey maddeydi. ruhun, hissiyatin bi onemi yoktu. fisun bankta aglarken bile onu dinlemiyordu. fisun o kupeleri taktiginda ona bakmiyordu. bu hikayenin bi kitaba donusturulmesini rica etmesi de baska bi sebepten degil. yine maddelessin bu oyku. bicok insan okuyup kemalin askini ovsun onu hakli bulsun. zaten bu kadar manipulatif insanlarin cok yaygin bi ozelligi de narsist olmalaridir. Fisıun da hakli demiyorum ama kadin o yasa gelip de hala kendi ekonomik ozgurlugunu kazanamamisken ve hayalleri suya batmisken yogun bi depresyonda olmasi da normal. dipnot : ben kemalin eger istese arabanin carpmasina engel olabileceğini , hızlı bi hamleyle direksiyonu yonlendirebilecegini dusunuyorum cunku araba bi sure tarlanin icinde gitti. yanlis dusunuyor da olabilirim
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
şeyma demiş ki;
Füsun ve ailesinin genişliği, umursamazlıgı biraz sacma geldi bana o dönemin türkiyesi için cok cok zor. Ayrıca Füsun kemali hiç sevmemiş sadece araç olarak kullanmıs. Dizi güzel sürükleyiciydi sadece 1970 değilde 1940 -50 gibiydi bence mekanlar ortamlar falan
ailesinin genişliği zaten füsun lisedeyken güzellik yarışmasına katılmasını sağladıkları, açık giyinmesine müsaade ettikleri için kınanıyordu aile kimseye normal gelmiyordu ki
Dilek demiş ki;
Kesinlikle Kemale üzüldüm hayatını heba ettiği Füsun okadar saçmaladı ki ... Alakasız tepki Füsun un yaptıkları
Ottomantikolleksiyon demiş ki;
Ne kadar ilgili bilemiyorum ama sevdiğim kadınımı 3.5 yılı geçti ilk gün ki gibi hâlâ seviyorum ve ayrı ayrı şehirlerdeyiz günde iki kez tlf ile görüşüyoruz aşkım son nefesime kadar devam edecek, karşılacağımız günü sabırla bekliyorum, her gün 7/24 dualarımda
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
Helelele demiş ki;
Bütün dizi boyunca Kemal"in yaşadıklarını o kadar iyi anladım ki ben 7 senedir aynı kişiyi seviyorum bütün odam o seviyor diye mantar şeklinde masa süsleriyle dolu,yemeğini de sevmem ama ona yakın hissetmek için 7 senedir mantar yerim ve seviyor gibi davranırım.ismi Nergiz olduğu için her nergis çiçeği gördüğümde nergis çiçeği alırım.odamın heryerinde onunla alakalı eşyalar var,bundan iki üç sene önce kendime beyaz kelebekli kıskaçlı bir toka almıştım oda aynısının mavisinin onda olduğunu söylemişti .geçtiğimiz senelerin sonunda rastgele girdiğim bı dükkanda o mavi tokaya rastladım ve hemen satın aldım hiç kullanmadım. onlarca çiçek buketinin arasında duruyordu, bir gün dalgınlığa gelip temizlik yaparken düşürdüm ve saatlerce ağladım. o hiç bilmiyor ama ona onlarca şiir yazdım ,kafamda o kadar romantize ettim ki onu gerçekten ne kadar korkunç biri olduğunu senelerce göremedim. belki ilk senelerde evet aşktı,sevgiydi fakat sonradan büyük bir takıntı haline geldi ondan soğumam ise kemal adında başka bı eski sevgilisi ile arkadaş olmamdi bana yıllardır söylediği bütün yalanlar o kadar içime oturdu ki halâ kendime gelemedim.Artik gelsede istemem bana yaptıkları beni aldatması, kırması ,beni obje gibi kullanması yıllarca bana hiç bişi hissettirmesi ama başkalarına beni anlatışı çok üzdü.Bahsettigim arkadaş kemal şuan Nergizle barıştı nergizin başka bir sevgili olmasıda tuzu biberi oldu eskisi kadar üzülmüyorum, ama bunca senedir kimsenin beni insan yerine koymamasi beni sonsuza kadar üzücek.
Spoiler içeren bu yorumu okumak istiyorsanız buraya tıklayın.
Cansu demiş ki;
Füsun gerçekten şımarık
Daha Fazla Yorum